22 AĞUSTOS 2019 Perşembe 16:19
GÜNCEL

Mersin Büyükşehir Belediye başkanı Adayı Hamit Tuna’dan heyecanlandıran açıklama!

Toroslar Belediyesi'nde 3 dönemdir spor tesisleri konusunda ilklere imza atan Hamit Tuna'dan,Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı sonrası Mersin'li gençleri heyecanlandıran açıklama.

Mersin Büyükşehir Belediye başkanı Adayı Hamit Tuna’dan heyecanlandıran açıklama!
Hamit Tuna’nın spor'da tesisleşme açısından Toroslar'da neler yaptığı ortada. Bugün Kent Radyo'da katıldığı programda şu cümlesi dikkatimi çekti; "Bir kulüp için alt yapı olmazsa olmazdır. Gerekirse bu gençlerin eğitimine kadar üstlenip birşeyleri değiştirmek lazım"
 
Evet cümlede bir 'alt yapı' lafı var. Ama en önemlisi, belkide dikkatlerden kaçan çok önemli birşey var. "Gerekirse gençlerin eğitimine kadar üstlenmek lazım" 
 
Peki nedir bu cümlenin gerçek anlamı?
 
Toroslar Belediyesi açık konuşmak gerekirse bütçe anlamında ilçe belediyesi olmasından dolayı çokta iyi durumda değil. Ama bir büyükşehir belediyesi bütçesi sanırım doğru kullanıldığında çok daha geniş bir durumda olduğunu hepimiz biliyoruz. Yeterki adil ve doğru kullanılsın. 
 
Şimdi gelelim esas meseleye. 
 
Alt yapı madem Hamit Tuna için bu kadar değerli, peki Toroslar Belediye Spor bugüne kadar alt yapı nezdinde şehir futboluna ve ülke futboluna ne kazandırdı?
 
Sanırım bu soruyu tek başına sormak pekte adil olmayacaktır. 
 
Evet alt yapı nezdinde Toroslar net bir şekilde bugüne kadar sınıfta kaldı. Ama cümlede bahsettiğim şey aslında bu değil.
 
'Eğitim', 'Gençler', 'Üstlenmek'. 
 
İşte tamda bahsettiğim şey bu. Yani Mersin'e acaba bir Futbol Akademisi mi gelecek?
 
Futbol Akademisi maliyetli bir yapılanma. İşin içine eğitimde girdiğinde maliyet daha da artıyor, ama en önemlisi sorumluluk artıyor. 
 
Buna Toroslar bütçesiyle adım atmak ve başarmak hiçte kolay değildi. Belkide imkansızdı. Bu yüzden büyükşehir belediyesi adayı Hamit Tuna belkide ilk kez böyle bir cümle kurdu. 
 
Barcelona, Ajax gibi futbol kültürüne sahip kulüplerin Futbol Akademisine sahip olduğunu yada Alman kültüründe futbolda Akademiye geçiş sonrası yakaladığı milli ve kulüpler bazında ki başarısı aslında örnek olması bakımından ülkemiz içinde en önemli yere sahip olması gerekiyor. 
 
Düşünsenize, A takıma yapılacak olan katkı yerine Futbol Akademisine geçiş süreci ve  sonrasında Mersin İdman Yurdu'nun yeniden dirilişi. Biraz süre alacaktır elbette. Sabırlı olmak lazım. Sadece Mersin İdman Yurdu için değil elbette  Amatör kulüplerin de önünü açacak. 
 
Büyükşehir ve ilçe belediyeler nezdinde yapılacak ortak bir çalışma ve Futbol Akademisi. İçinde tesisleşmede olacağı için Mersin belkide 4-5 yıl sonra Türk futbolunun lokomotifi olabilir. 
 
Mersin'de 80 küsür amatör takım var. Alt yapı nezdinde olan takımlar var. Yarışmacı kimliğinde olan takımlar var. Birşeyler olduğu aşikar. Ama bir düzen yada bir sistem yok. Ciddi bir para akışı var. 
 
Teknik adam çokluğu var, futbolcu çokluğu var ama kimin nasıl yeteneği var, gelişim açıklık durumu, sol ayak, sağ ayak, görüş açısı, eğitim durumu vs. o kadar çok bilinmezlik var ki. Bu her geçen gün daha da artıyor. 
 
Şunu da belirteyim. Akademi kuruluncada herşey yine aynı devam edecek. Ligler devam edecek. Kulüpler devam edecek. Ama değişimi de görecekler ve akabinde bu kulüplerin hedefleri,beklentileri ve bir amaçları olacak.Mersin'de şuan 18-19 yaşına geldiğinizde,yani en verimli çağınızda tamamen hayal kırıklığı içinde oluyorsunuz,sonrası malum. 
 
İşte tam da bunun için Futbol Akademisi çok ama çok önemli olacak. 
 
Akademide her yaşın ayrı sistemi oluyor. Mesela Ajax akademisine bakalım;
 
Ajax altyapısına ülkenin en yetenekli gençlerini katmak için 50 gözlemci Hollanda’nın her yerinde yıl boyunca oyuncu izliyor. 
 
Akademide antrenörler takımlarına 7 yaşa kadar 8’e 8, 7-10 yaş arasında ise 9’a 9 futbol oynatıyorlar. 11’e 11 futbola 10 yaşından sonra geçiş yapılıyor. Bu uygulama küçük yaştaki çocukların topla daha çok buluşarak oynadıkları oyundan zevk almaları bakımından olukça önemli. Ayrıca daha az kişiyle yapılan maçlar küçük yaştaki oyunculardan oluşan takımların organizasyonunu çok daha basit hale getiriyor. Bu sayede çocuklar futbolu taktiksel bir spor değil de bir oyun olarak yaşama imkanına sahip oluyorlar.
 
5-8 yaş, 8-12 yaş, 13-16 yaş ve 16-20 yaşlar için ayrı ayrı bir sistem uygulanıyor. 
 
Umudunu kaybeden 18-19'lu yaşlarda ki gençlerimiz için ise işte bu durum olağanüstü. Ayrıca Akademiye en alt seviyeden katılmanız da gerekmiyor. Yetenekler bazında farklı yaşlarda ekipler tarafından beğenilen gençler de Akademiye dahil ediliyor. Yani herkes için bir umut var. Ajax'ın son yıllarda farklı kulüplerden bulduğu gençleri Akademi sonrası dünya futboluna kazandırdığını biliyoruz. Jan Vertonghen, Siem De Jong, Christian Eriksen, Maarten Sketelenburg ve Toby Alderweireld. Bu isimler sadece bazıları. 
 
Maddi anlamda da şehir ekonomisine büyük katkı sağlayacak olan bu sistem açıkçası yeni bir dünya olabilir. 
 
Takımlarımızın yıllardır harcanan paraya nazaran başarısız olması, sporcu yetiştirilmesinde başarısız olması aslında bu sistemin derhal gelmesi konusunda bizleri ikna etmeye yetmeli. 
 
Yazan: Mehmet Uysal 
 
 
NELER SÖYLENDİ?
@
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
HAVA DURUMU
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
sayaç